Kıkırdak Ve Kıkırdak Yaralanmaları

Kıkırdak Ve Kıkırdak Yaralanmaları

Kıkırdak Ve Kıkırdak Yaralanmaları 

Kıkırdak, eklemlere pürüzsüz bir yüzey oluşturan, yük taşımayı kolaylaştıran, fiziksel aktvitelerin ağrısız ve sorunsuz bir şekilde yapılmasını sağlayan dokudur. Kıkırdak dokunun içerisinde damar ağı bulunmaz ve kıkırdak hücrelerinin çoğalma özellikleri yoktur. Bu nedenle hasarları ciddi sorunlar oluşturur ve tedavileri zordur.

Kıkırdak Hasarı Nasıl Oluşur?

Yaşa bağlı olarak kıkırdak yaralanma mekanizması değişkenlik gösterir. Genç hastalarda daha çok travmalar (spor yaralanmaları, kazalar, kırıklar, çıkıklar…) sonucu oluşurken yaşlılarda yapı ve içeriğinin bozulmasına bağlı olarak kireçlenme şeklinde görülür. Kireçlenmenin tedavisi ilaç, fizik tedavi, eklem enjeksiyonları (PRP, hyaluronik asit, kök hücre…vs) ve en son aşamada protez ameliyatıdır. Daha çok gençlerde görülen travmatik kıkırdak yaralanmaları ise yaralanan kıkırdağın tespiti, mikrokırık, mozaikplasti ve kıkırdak nakli gibi tekniklerle tedavi edilir.

Kıkırdak Hasarı En Çok Nerede Görülür?

Kıkırdak hasarının en çok görüldüğü eklem diz eklemidir. Sonrasında ayak bileği, omuz, kalça ve dirsek ekleminde de kıkırdak hasarı görülebilir.

Kıkırdak Yaralanmasının Belirtileri Nelerdir?

Yeni gelişen bir travma sonrası dizde ani şekilde şişlik gelişmesi kıkırdak yaralanmasının habercisi olabilir. Bunun yanında ağrı, takılma, kilitlenme gibi bulgular görülebilmektedir.

Kıkırdak Yaralanmasında Tanı Nasıl Konulur?

Fizik muayenede dizde şişlik tespit edilmesi, kilitlenme bulgusu, palpasyonda belli bir noktada hassasiyet kıkırdak hasarını düşündürür. Direkt röntgen tetkiki yapılarak kopan bir kıkırdak parçası veya kemik yaralanması olup olmadığı kontrol edilir. Günümüzde kıkırdakları en iyi gösteren tetkik MR görüntülemedir.

 

Kıkırdak Yaralanmasında Tedavi Nasıldır?

Kıkırdak yaralanmasında uygulanacak tedavi hastanın yaşına, kıkırdak hasarı olan bölgenin yerine, çapına, hastanın beklentisine ve ek hastalıklarına göre değişkenlik gösterir.

Yeni gelişen ve kopma şeklinde olan kıkırdak yaralanmasında kopan parça eğer mümkünse başsız veya emilebilen vidalarla tespit edilir. Bu işlem kapalı (artroskopik) veya açık yöntemle yapılabilir. Eğer bu mümkün değilse veya yaralanmanın üzerinden uzun zaman geçmişse mevcut hasarlı bölgeden yeni kıkırdak oluşumunu sağlamaya yönelik çeşitli işlemler yapılabilir. Bunlar mikrokırık, mozaikplasti ve kıkırdak naklidir.

Mikrokırık: Özellikle boyutu 4 cm2’den küçük olan yaralanmalarda uygulanır. Hasarlı olan bölgeye küçük delikler açılarak kemik iliğinden gelen hücrelerin yeni kıkırdak doku oluşturmasını hedefler. İşlem sonrası hasta yaklaşık bir ay kadar yük vermez. Bereberinde PRP uygulaması, glikozaminoglikan veya kollajen tedavisi ile desteklenebilir. Kısa süren, maliyet etkin, ek hasar oluşturmayan bir işlemdir fakat oluşan kıkırdak dokusu mevcut kıkırdağa göre farklı ve daha zayıf örgülü bir kıkırdaktır. Daha çok orta yaş grubunda ve üst düzey sportif faaliyetlerde bulunmayacak hastalarda tercih edilir.

Osteokondral Otogreft (Mozaikplasti) : Yine boyutu 4 cm2 den küçük kıkırdak lezyonlarında uygulanır. Eklemin yük taşımayan bir bölümünden veya daha nadiren farklı bir eklemden alınan kıkırdak parça, mevcut hasarlı bölgeye nakledilir. Sonrasında önceki hasarlanmış dokuyla birebir aynı özellikte güçlü örgülü bir kıkırdak oluşturulabilir ve bu, bu tekniğin en büyük avantajıdır. Kıkırdak alınan bölgede nadiren de olsa sorunlar yaşanabilmesi, cerrahi sürenin nispeten uzun ve tekniğinin mikrokırık işlemine göre zor olması, maliyetinin yüksek olması dezavantajlarıdır. Genç hastalarda ve üst düzey sportif aktivite beklentisi olan hastalarda uygun bir tedavi yöntemidir.

Kıkırdak Nakli: Boyutu 4cm2 den büyük kıkırdak hasarlarında tercih edilen bir yöntemdir. Hastanın kendi kıkırdağından veya kadavradan alınan kıkırdak hücreleri hasarlı olan bölgeye nakledilir. Geniş defektlerin tamir edilebilmesi, orijinal kıkırdak dokusunun oluşturulabilmesi avantajlarıdır. Maliyetinin yüksek olması, birden fazla seans gerektirebilmesi ise dezavantajlarıdır.

Osteokondral Allogreft (Kadavradan Kıkırdak Nakli): Boyutu 4cm2 den geniş kıkırdak defektleri için kadavradan alınan kıkırdak dokunun naklidir. Mozaikplasti ile tamir edilemeyen geniş defektler bu yöntemle tamir edilebilmektedir. Yüksek maliyeti ve alınan donörden düşükte olsa enfeksiyon bulaşma ihtimali dezavantajlarıdır.

Ankara kıkırdak tedavisi hakkında daha fazla bilgi almak ve muayene olmak için https://www.medicalpark.com.tr/e-randevu adresinden veya 444 44 84 numaralı çağrı merkezinden randevu alarak Doç. Dr. Mahmut Özdemir ile iletişime geçebilirsiniz.

Çalışma Saatleri